Örnek Adam Kerem Aktürkoğlu

Kerem Aktürkoğlu'nun Galatasaray'daki kariyerinden Benfica'ya uzanan yolculuğunu sınırladı. Türk futbolunun genç yetenekleri, başarıları ve yapabilecekleriyle dolu hikâyesiyle dikkat çekiyor.

Örnek Adam Kerem Aktürkoğlu
Örnek Adam Kerem Aktürkoğlu

Türk Futbolunun Parlayan Yıldızı

       2020 yılının Eylül ayında Türk futbolunda düzenli olarak karşılaştığımız sıradan bir olay gerçekleşmişti. Türk futbolunun lokomotifi olan üç büyük takımımızın ara ara yaptığı deyimi yerindeyse alt liglerde veya Anadolu kulüplerinde ‘’Kafasını Göstermiş’’ futbolcuyla  sözleşme imzalanmıştı. Bu yıllarda da sık sık karşılaştığımız ve bu futbolcuların genellikle ya bekleneni veremediği ya da süre bulamamasıyla kariyerinin yokuş aşağı sürüklendiğini görüyoruz. Son yıllardan örnekk verecek olursak ise, Jesse Sekidika, Alpaslan Öztürk, Kazımcan Karataş, Barış Alıcı, Burak Kapacak, Oğulcan Çağlayan… gibi türlü türlü örnek sayabiliriz.

     Kerem Aktürkoğlu da bunlardan biriydi ve açıkçası bir taraftar olarak ben de bir heyecan uyandırmadığını da söyleyebilirim ancak onun diğerlerinden farkı neydi? Galatasaray’daki ilk sezonunda çok uzun boyunca süre tek bir dakika daha bulamamamıştı fakat ligin 9. haftasındaki Kayserispor maçında oyuna girdi. Bunu, Kerem’i yüceltmek veya bu hikayeyi daha da büyülü bir hale getirmek için söylemiyorum ama Kerem’in o maçı izleyen taraftarda bir şeyler hissettirdiğini düşünebiliyorum çünkü maçı izleyen ben ve yanımdaki Kerem’de bir şeyler olduğunu, topla olan ilişkisinde ilk maçına çıkan her genç oyuncuya göre daha ilgi çekici bir şeyler hissettiğimizi söylemiştik. Evet farkındayım bu tasvir edilmesi ve algılanması zor bir durum fakat bir futbolcunun ya da herhangi birinin topla kurduğu 20-30 saniyelik ilişkiden onun hakkında bir fikir sahibi olunabileceğine inanıyorum ve Kerem’de gerçekten bir şeyler olduğu barizdi.

       Devamı gelen süreçte Kerem, deplasmandaki Beşiktaş maçının haricinde sakatlığının olmadığı bütün maçlarda süre bulmaya devam etti ve kendisinden hiç beklenmeyen bir anda (belki de sıkı taraftar olmayan kimsenin ondan haberdar dahi olmadığı biri olarak) ligin geri kalanında bir genç yetenekten bir anda önemli bir oyuncuya dönüşmüş ve artık oyun değiştiren kişi haline gelmeye başlamıştı ki; Onyekuru’nun döndüğü Gaziantep maçında 46’da oyuna girip çok şık bir asist yapıp maçı değiştiren oyunculardan olmuş, İlk kez 11’de başladığı çamurda oynanan Kasımpaşa maçında ilk golü atmış, Puan kaybında ligden tamamen kopulanacak Göztepe maçında hat-trick dahi yapmıştı ve 939 dakikada (ortalama 9 maça tekabül ediyor) 6 gol 3 asistlik bir performansla oldukça etkileyici bir başlangıç yapmıştı ancak Kerem’in kariyeri bundan sonra başlayacaktı.

2021/2022 sezonu Kerem açısından belki de hayallerinin dahi ötesinde ancak takım için öyle değildi. Sezonun ilk maçında kendi adıma şaşırdığım en büyük şey ise şuydu; Kerem 7 numaralı formayı almıştı ve bu oldukça şaşırtıcıydı çünkü ne olursa olsun Kerem hala gözümüzde ilk 11 oyuncusu değildi ancak hoca belli ki öyle düşünüyordu. Kerem saha içinde çok sık riskli denemeler yapıyordu ve çok cüretkardı ve bundan dolayı sık top kaybı yapabiliyordu ancak bu kadar top kaybı yaptığı için bu kadar etkiliydi ki örnek verecek olursam az önce bahsettiğim Onyekuru’ya asist yaptığı Gaziantep maçında verdiği o pasın özgüven dışında bir sebebi olduğuna inanmıyorum ki ters ayağıyla bu kadar riskli ve ulaşma ihtimali oldukça düşük bir pas yerine daha net ve top kaybı yapma ihtimalinin olmadığı bir tercih de düşünebilirdi. Her genç oyuncu gibi aldığı ilk süreleri sıfır hata ve minimum top kaybıyla bitirme gibi bir ihtimali değerlendirmeyip sürekli bir şeyler yapma peşinde olması ve hata yapmaktan korkmamasının Kerem’i çok ileriye taşıdığını düşünüyorum.

      Kerem o sezon muhteşem bir gelişim kaydetti ve ve neredeyse her şeyi yapan bir oyuncuya dönüşmeye başladı. Çok sık duyduğumuz bir söz vardır; ‘’Hiçbir şeyi en iyi yapamıyor ama her şeyi yapabiliyor. ‘’ Kerem bence tam olarak böyleydi. Adam eksiltme konusunda mahir olduğunu düşünmüyorum ancak kendisinden hiç beklenmeyen anlarda çok ilginç çalımlar attığına şahit olabiliyorduk veya bir anda çok ince paslar atabiliyor, duran top kullanabiliyor, gol ihtiyacını karşılayabiliyor. Ayak kalitesi bence çok iyi ve fizik kalitesinin de küçük bir oyuncu olmasına rağmen çok yeterli olduğunu düşünüyorum.

2021/2022 sezonunda daha çok hücumcu, savunma arkasına daha çok koşu atan ve Torrent sonrasıda şu anki rolüne biraz daha zıt bir role bürünmüştü ve bir sonraki sezona nazaran oyun kurulumunda çok daha az olan bir oyuncuydu. Sezonu maç kaçırmadan 52 maç 13 gol 13 asistlik muazzam bir performansla noktalamıştı.

2022/2023 sezonunun onun artık üst düzey bir oyuncu olduğunu gösterdiği sezon olduğunu düşünüyorum. Kerem artık daha oyun kurucu bir rolü de benimseyebildiğini ve artık ‘’Her şeyi yapan ama hiçbir şeyi iyi yapamayan’’ değil, ‘’ Her şeyi yapan ve birçok şeyi iyi yapan’’ bir oyuncuya dönüştüğünü düşünüyorum. Özellikle İcardi’yle daha çok besleyici bir role dönmesine rağmen gol atıyor ve maç başına 2.3 kilit paslık bir istatistiğe sahipti. Az önce bahsettiğim çok sık riskli denemeler yaptığı için top kaybı ve hata riski çok fazla olduğunu dile getirmiştim ki bunu da şöyle gösterebiliriz ki Kerem bu sezon %70’lik isabetli pas oranıyla oynuyordu ve bunun oldukça düşük olduğunu söyleyebiliriz fakat kilit pas ve asist konusunda bir usta olarak değerlendirebileceğimiz ve bu sezon sağ kenara geçmesiyle benzer rollerde oynayan Tadic bile şu ana dek %78 isabetli pas 2.8’lik bir kilit pas ile oynuyor. Uzaktan gol atabiliyor, duran top kullanabiliyor, her iki ayağını da kullanabiliyor, frikik atabiliyor, adam eksiltebiliyor, kilit pas atabiliyor ve bir fizik kalite oyuncusu olmamasına rağmen hemen hemen girdiği her ikili mücadeleden birini kazanıyordu. Hücum aksiyonları konusunda sürekli eleştirildiği ilk dokunuş dışında neredeyse kusursuz bir oyuncuya dönüşmüştü ve artık farklı bir misyonu daha vardı.

    Kerem’in psikolojik olarak da muhteşem bir oyuncu olduğu kanaatindeyim. 24 yaşında İcardi, Mertens, Mata, Torreira gibi oyuncuların kaptanlığı yapıyordu ve gerçekten kaptanlık konusunda da sahada olduğu gibi cüretkardı ve sadece pazubendi takmadığını  saha içindeki hal ve tavırlarından görebiliyorduk. Özellikle ilgimi çeken bir an vardı; 3-1 kaybedilen Beşiktaş maçında 2-1 geriye düştükten sonra kameraların onu çektiği sırada arkadaşlarını motive ettiğini, takımı sürüklemeye çalıştığını görmüştük ve bu benim dikkatimi çekmişti açıkçası. O sezonu 10 gol 14 asistle kapatmış ve asist kralı olarak tamamlamıştı.

 2023/2024 sezonunun tabiri caizse ona yapılmış bir saygısızlık ile başladığını söylemek mümkün. Olağanüstü bir sezon geçirdikten sonra yerine yapılan Wilfried Saha hamlesiyle artık 10 numara oynuyordu ve benim görüşüm pek başarılı olmasa da bir anda geçtiği mevkiyi iyi kotardığı yönünde. O sezon Şampiyonlar Ligi’nde kaçırdığı goller, yüz ifadesi açısından haketmediği birçok eleştiri ve ıslıklanmaya kadar giden protestoyla karşılaşmıştı. Ligin ilk 6 maçına 3 gol 5 asistle girmiş fakat ilk kötü maçında günah keçisi ilan ediliyor ve oklar hep ona yöneltiliyordu. Bu psikolojik yükü zaman zaman kaldıramadığını söyleyebiliriz fakat bunu garip karşılayamayız. Kerem’in bu sezon zaman zaman çok iyi zaman zaman kötü performansları elbette olmuştu ve sürekli eleştirilen noktada çok gol kaçırdığıydı ancak Kerem sürekli gol pozisyonu içindeydi ve normal olan da buydu bence. Onun için çok sancılı bir sezondu ancak sezonu 15 gol 9 asistle tamamlamış ve birçok maçta takımına 3 puan kazandırdığını söylemek çok mümkün.

  Kerem’i özel kılan yanlardan biri ise bence büyük maç performansı. Oynadığı derbilerde 6 gol 3 asistlik bir performans vermiş ve ş-Şampiyonalar Ligi’nde ise Manchester United maçlarında 1’er gol attı.

    Bu sezon da bittikten sonra artık Galatasaray ile bağları kopmuş ve ayrılacağı bariz gözüküyordu hatta Süper Kupa’daki Beşiktaş maçında iddia edilen şeyler de ipleri iyice koparmıştı fakat transferin sonuna kadar hala takımdaydı ve takımda kalacak gibi bir hava oluşmuş, sezona da iyi bir giriş yapmıştı ancak transferin son gününde her şey çok hızlı gelişti ve 12 milyon euro + sonraki satışta kardan %10 pay ile Benfica’nın yolunu tuttu.

4 senelik her şeyi barındıran ve oldukça başarılı Galatasaray kariyeri belki de sadece şimdilik sona erdi.

"Ömer Büyükgüçlü Arşivinden Alınmıştır."