Timeless İzlenir Mi? Netflix'te Ne Var #3

Timeless İzlenir Mi? Netflix'te Ne Var #3
Daha önce artık uzun süreli diziler izleyemediğimden, bölüm başına 20 dakika gibi sitcom ve animasyon tarzı dizilere yöneldiğimden bahsetmiştim. Ondan öncesinde sürekli Game of Thrones vs. gibi devasa prodüksiyonlu diziler izlediğim için bir süre sonra gerçekten baymıştım. Ve arkadaşlar, artık sitcomlardan da sıkıldım. Onu sevmiyorum, bu hoşuma gitmiyor, şundan baydım diye Netflix'te amaçsızca dolaşırken karşıma bir dizi çıktı ve sadece beni adıyla kendine çekmeyi başardı. Normalde bir diziye başlamadan önce onun hakkında bolca araştırma yapardım ama o an sadece açıp izlemek istedim. Nitekim araştırma yapsaydım büyük ihtimalle asla izlemezdim. Peki o dizi neydi?

Timeless

Araştırma yapsaydım izlemezdim dememin sebebi ne oyuncuları, ne yönetmeni ne de senaristi; dizinin içinde bulunan kimseyi tanımıyor oluşumdu. İlk bölümü izledikten sonra yaptığım küçük bir google'lama sonrasında IMDb puanının 7.7 olduğunu ve 2. sezonunun çıkmış olduğunu gördüm. Netflix'te sadece bir sezonu var. Şu ana kadar olumsuz. Ama normalde sadece sevdiğim dizileri ve oyunları ve kitapları ve filmleri ve ve ve onun gibi şeyleri yazarım biliyorsunuz. Yani bu diziyi beğendim. 150 kelimelik kısa bir girişten sonra isterseniz neden bu kadar sevdiğimi anlatayım. Öncelikle isminden de anlaşılacağı gibi Timeless bir zaman yolculuğu hikayesi. Hatta birden fazla zaman yolculuğu hikayesi. Kimseye duyurmadan, devletten bile gizli bir zaman makinesi yapan Mason Industries eski bir askerin bu zaman makinesini en iyi pilotlarıyla birlikte kaçırmasıyla acil durum bayraklarını çeker ve olaylar başlar. Bu kötü adam tarihteki önemli olayları değiştirip Muhteşem Amerika'nın daha kurulma aşamasındayken yıkılmasını sağlamak istiyor. (Öyle mi gerçekten?) Ve karakterlerimiz de onu durdurmak için görevlendirilir.

Karakterler

Lucy Preston, Wyatt Logan ve Rufus Carlin dizideki ana karakterler. Lucy hakettiği saygıyı kazanamadığını düşünen ve üniversitede öğretmenlik yapan bir tarihçi, Wyatt bir asker ve Rufus ise zaman makinesinin yapımında bulunan ve onun sürmeyi bilen tek kişi. Karakterleri canlandıran Abigail Spencer, Matt Lanter veya Malcolm Barrett'i daha önce hiç izlememiştim. Ve bana göre oyunculuk olarak fena iş çıkarmamışlar. Dizinin güzel yaptığı şeylerden ilki her karaktere kendi içinde ilerlettiği farklı bir hikaye yazılmış. Örneğin Wyatt birkaç yıl önce kaybettiği karısının ölümü için kendini suçluyor ve zaman yolculukları esnasında karısını kurtarmak için gizli saklı bir şeyler deniyor. Lucy ve Rufus'un da kendi problemleri ve çözmesi gereken sorunlar var ama onları söylemesem daha iyi olur, zira spoiler sayılabilir. Ana karakterlerimizden sonra dizide en çok gördüğümüz yüz elbette dizinin ana kötüsü, Garcia Flynn. Goran Višnjić'in canlandırdığı karakter müthiş bir Doğu Avrupa aksanına sahip eski bir asker. Kötü adam çok iyi işlenmiş. Eski bir asker olması sebebiyle dövüşlerde ve silahlı çatışmalarda çok iyi. Ve geleceğe gidip öğrendiği şeyler sayesinde karakterlerimizi bizden daha iyi tanıyor. Yani kötü adam güçlü biri. Her yönden. Bunun dışında motivasyonu da geçiyor seyirciye. Söyleyebileceğim en ufak şey bile spoiler sayılabileceği için kısa geçiyorum ama şunu söylemeliyim, bazı noktalarda ona fazlasıyla hak veriyorsunuz.  

Bölümler

Gelelim bölüm dizaynlarına. 40'ar dakikadan 16 bölümlük bir dizi. Ve her bölümünde Amerikan tarihinin farklı önemli bir yerine gidiyoruz (Amerikan tarihine meraklı olanlar için birçok easter egg de yok değil). İlk bölümlerde bu zaman yolculuğu hikayelerindeki ''Çizgiyi Koruma'' mantığını çok değişik bir şekilde işlemeleri ben kendisine çeken en büyük etkendi. Örneğin bir bölümde Hindenburg Faciasının gerçekleşmesini sağlıyor, başka bölümlerde bir Nazi askerini koruyor kahramanlarımız. Olay böyle olunca hem kötü adamın planları hakkında meraklanıyor, hem de bu olaylara farklı bir gözden baktığımız için konular daha ilgi çekici geliyor. Eksik yanları yok mu? Tabi ki var. Mesela dizinin mizah seviyesi, 1931 yılında kendini Robert De Niro olarak tanıtmaktan öteye geçemiyor maalesef. Veya karakterlerin arasındaki dostluk ilişkisini yeterince iyi işleyememişler. Ama bunların yanında en büyük eksik nokta ise prodüksiyon zayıflığı. Hani o Flash, Arrow gibi dandik süper kahraman dizileri var ya, heh işte aynen öyle gözüküyor çoğu zaman. Ama iyi yazılmış karakterleri ve güzel senaryosu sayesinde bana kendini izletmeyi başardı. Ufaktan bitirirken Timeless'ı çok sevmeme rağmen 2. sezonu asla izlemeyeceğimi söyleyeyim. Çünkü aslında 1.Sezon finalinde hikaye bitiyor ve 2.Sezonda işleyecekleri konu da gram ilgimi çekmiyor. Aynı 13 Reasons Why'da olduğu gibi kötü kötü uzatmışlar anlayacağınız. Yine de izlemenizi tavsiye ediyorum. Son olarak güzel olan her şeyi uzatıp kötü hale getiren yapımcılara seslenmek istiyorum: Tadında bırakın be kardeşim.